BLOG reSimple

Finansal Olmayan Raporlama: Sürdürülebilirlik

Şirketler, uzun yıllar boyunca performanslarını yalnızca finansal tablolar ve elde edilen kârla değerlendirmiştir. Yaşanılan küresel ekonomik krizler, sadece finansal raporlar üzerinden yapılan değerlendirmelerin, şirketlerin gerçek değerlerini ve geleceğe ilişkin tablonun bütününü açıklamakta yetersiz kaldığını açıkça gözler önüne sermiştir. Gerçekten de dünyanın bir ucunda yaşanan bir olumsuzluk dünyanın diğer ucunda bir şirketin üretimini etkileyebilmekte, şirketlerin çevreye zararlı uygulamaları geniş çaplı boykotlara sebep olabilmekte, doğal kaynakların azalması sebebiyle şirketlerin kullanmak durumunda olduğu hammaddeler tehdit altına girebilmektedir. Bu sayılanlar dışında, şirketlerin finansal tablolarında yer almayan çevresel, sosyal, yönetimsel riskler ve belirsizlikler de şirketler için olumsuz finansal sonuçlara yol açabilmektedir. Söz konusu faktörlerin şirketlerin sürdürülebilirliğini doğrudan etkilediğini gören yatırımcıların şirketlerden beklentileri, şirketlerin finansal olmayan performanslarını da şeffaf bir şekilde açıklamalarıdır.

            “Şirketlerin tüm paydaşlarına, topluma ve hatta dünyaya karşı sorumlu ve şeffaf olmalarının beklendiği bir dönem ile karşı karşıyayız.”

Günümüzde, yatırımcı talepleri karşısında birçok büyük şirket, sürdürülebilirliği kurumsal yönetim stratejilerine entegre ederek, şirket değerleri, ilkeleri ve faaliyetlerine ilişkin sürdürülebilirlik raporlaması yayınlamaktadır.

“S&P 500 şirketlerinin Pazar değerinin yaklaşık yüzde 80’ini fikri mülkiyet hakları, insan sermayesi, itibar, know-how gibi gayri maddi varlıklar oluşturmaktadır.” (Ocean Tomo, LLC, “Ocean Tomo’s Annual Study of Intangible Asset Market Value-2010”, 4 Nisan 2011)

Finansal raporlar şirketlerin maddi varlıklarına ilişkin bilgilendirme içermekte, değer hesabının daha zor yapılabildiği gayri maddi varlıklar ise bu raporlarda yeterli yer bulamamaktadır. Kaldı ki finansal raporlar genellikle sadece geçmiş döneme ait finansal performansı yansıtmakta, şirketlerin uzun dönemli risk ve fırsatlarını içermemektedir. Şirketlerin geleceğini ve değerini en az finansal performansları kadar etkileyen çevresel, sosyal ve yönetimsel (ESG) performansları da artık birçok farklı isim altında raporlanmaktadır.

Borsa İstanbul gibi birçok borsa da “sürdürülebilirlik endeksi” oluşturarak, şirketleri sürdürülebilirlik performanslarına göre puanlandırmakta ve raporlamanın artmasında önemli rol oynamaktadır. Ayrıca, yatırımcıların, sürdürülebilirliği ve KSS ilkelerini kurumsal yönetim faaliyetlerine entegre etmiş şirketlere yatırım yapmalarını da kolaylaştırmaktadır.

 

Sürdürülebilirlik Raporlamasının Şirketlere Sağladığı Faydalar

  • Finansmana kolay erişim
  • Mevzuata, hukuki gerekliliklere, borsaya kote şartlarına uyumun sağlanması
  • Kurumsal itibar artışı
  • Paydaş iletişimi artışı
  • Daha etkin risk yönetimi
  • Daha iyi fırsat analizi
  • Verimlilik artışı
  • Yatırımcı güven artışı
  • Maliyet azaltımı
  • Çalışan memnuniyetinin artması
  • İnovasyon artışı
  • Rekabet avantajı
  • Sürdürülebilir Büyüme

 

Sürdürülebilirlik konusunda bir adım ileri giden Triple Bottom Line (People, Planet, Profit) yaklaşımı, şirketlerin ekonomik, çevresel ve sosyal amaçlarının dengeli bir biçimde gözetilmesini savunmakta; bunlardan birinin ihmal edilmesinin tüm şirketin operasyonlarını ve geleceğini tehlikeye düşüreceğini belirtmektedir. Sürdürülebilirlik raporlaması ile amaçlanan, tüm bu faktörlerin dengeli bir şekilde gözetilmesi, şeffaf, güvenilir ve sürdürülebilir bir kurumsal yapının oluşturulmasıdır. Neticede hem şirketin kendisi, hem toplum hem de çevre bundan yarar sağlayacaktır.

 

Kurumsal raporlama bazı ülkelerde yalnızca gönüllü olarak yapılmaktayken, birçok ülkede asgari raporlama kriterlerini içeren standartlar ve girişimler oluşturulmuştur. UN Global Compact, OECD, ISO gibi kurumlar tarafından, sürdürülebilirlik raporlarında kullanılacak genel prensip ve standartlar geliştirilmiştir. UN Global Compact, şirketlerin sürdürülebilirlik ve kurumsal sosyal sorumluluk stratejilerini ve faaliyetlerini raporlamalarını teşvik eden dünya çapında en kapsamlı platformdur. Bugün dünyada en çok kabul gören ve en yaygın kullanılan standartlar, GRI Sürdürülebilir Raporlama Standartlarıdır. GRI 101, 102 ve 103 evrensel genel standartlar; GRI 200, 300 ve 400 ise konu bazlı (ekonomik, çevresel ve sosyal) özel standartlardır.

Sürdürülebilirlik raporlaması günümüzde artık yalnızca şirketlerin tercihi olmaktan çıkmakta, buna ilişkin zorunlu düzenlemeler de hızla artmaktadır. Birçok ülke, borsaya kote olma, kamu ihalelerine girme, finansal avantajlardan yararlandırma vb. için şirketlerin sürdürülebilirlik raporlaması yapmalarını şart koşmaktadır. GRI tarafından da desteklenen “raporla, raporlamıyorsan açıkla (report or explain)” ilkesi de gün geçtikçe yaygınlaşmaktadır.